BREAKING NEWS
Yaşam

728x90

header-ad

468x60

header-ad

“İstiğfar okuyunuz! İmdadınıza yetişirim”

Sual: İstiğfar ne demektir, her dert ve sıkıntının çaresi için okunur mu?

Cevap: İstiğfar etmek, estağfirullah demektir. Bunun manası; “Beni affet Allahım" demektir. Hadîs-i şeriflerde;

(Tevbe eden, günah işlememiş gibi olur.)

(Günahına pişman olmayıp, dili ile istiğfar eden, günahında devam edicidir. Rabbi ile alay etmektedir) buyuruldu. Muhammed Osman Hindî hazretleri Fevâid-i Osmâniyye kitabında buyuruyor ki:

“Şifa için okunacak dua yazmamı istiyorsunuz. Şifa için, tevbe ediniz ve istiğfar duasını çok okuyunuz.” Yani, Estagfirullâhel'azîm ellezî lâ ilâhe illâ hüv el hayyel kayyûme ve etûbü ileyh deyiniz! Ölümden başka bütün dertlere, hastalıklara karşı faydalıdır. Ölüm hastasının ağrılarını, sancılarını yok eder, rahat ölmesini sağlar. Hûd sûresinin 52. âyetinde mealen;

(İstiğfar okuyunuz! İmdadınıza yetişirim) buyuruldu. Hadîs-i şerifte;

(İstiğfara devam edeni Allahü teâlâ dertlerden kurtarır) buyuruldu.

Her zaman ve her yerde ve namazlardan sonra ve yatarken, manalarını düşünerek, çokça; “Estağfirullah min külli mâ kerihallah” veya kısaca “Estağfirullah” demelidir. Allahü teâlâ, şifa ve halas ve dileklerini ihsan eder. Muhammed Masum hazretlerinin mektubundaki hadîs-i şerifte;

(Kalbim üzerinde perde hasıl oluyor. Her gün yetmiş kere istiğfar ediyorum!) buyuruldu.

Hadîs-i şeriflerde;

(Allahü teâlâ, günah işleyip sonra pişman olan kulunu, istiğfar etmeden önce affeder.)

(Günahınız çok olup göklere kadar ulaşsa, tevbe edince, Allahü teâlâ, tevbenizi kabul eder) buyuruldu. Bu hadîs-i şerifler, kul hakkı bulunmayan günahlar içindir. Hadîs-i şerifte;

(Günah, üç türlüdür: Kıyamette mağfiret olunmayan, terk edilmeyen ve Allahü teâlâ dilerse affedeceği günâh.)

Kıyamet günü muhakkak affolunmayacak günah, şirktir. Şirk, burada her türlü küfür demektir. Tevbesiz, yani helalleşmeden affedilmeyecek olan günah, kul hakkı bulunan günahtır ve namaz borcudur. Allahü teâlânın dilerse affedeceği günah, kul hakkı bulunmayan günahlardır.

***

Sual: Necasetten kalkan sinek, üzerimize konsa, namazdan önce orayı yıkamak gerekir mi?

Cevap: Necasetten hasıl olan amonyak gazının meydana getirdiği nişadır temizdir. Necaset üzerinden kalkıp uçan tozlar, sinekler, elbiseye, suya gelirse, pis yapmaz.

***

Sual: Vakit girdi diyerek, araştırmadan kılınan namaz sahih olur mu, olmazsa iade mi etmek gerekir?

Cevap: Bu konuda İbni Âbidîn, Şâfi'î El-envâr, mâlikî El-mukaddemet-ül-izziyye şerhinde ve Mîzân-ül-kübrâda deniyor ki:

“Namazın sahih olması için, vakti girdikten sonra kılınması ve vaktinde kılındığını bilmek şarttır. Vaktin girdiğinde şüpheli olarak kılıp, sonra vaktinde kılmış olduğunu anlarsa, bu namazı sahih olmaz. Vaktin bilinmesi, vakitleri bilen adil bir Müslümanın okuduğu ezanı işitmekle olur. Ezanı okuyan adil değil ise, veya adil Müslümanın hazırladığı takvim yoksa, kendisi vaktin girdiğini araştırıp, kuvvetli zan edince kılmalıdır. Fasıkın veya adil olduğu bilinmeyen kimsenin, kıbleyi göstermesi, temiz, necis, helal, haram gibi dinden olan şeylere şehadet etmesi, söylemesi de, ezan gibi olup, ona değil, kendi araştırıp anladığına uyması lazımdır.”

***

Sual: Namaz kılması mekruh olan vakitlerde, tilavet secdesi yapılmaz mı, cenaze namazı da kılınmaz mı?

Cevap: Güneş batarken, yalnız o günün ikindi namazının farzı kılınır. İmâm-ı Ebû Yusuf'a göre, Cuma günü güneş tepede iken, nafile kılmak mekruh olmaz ise de, bu kavil zayıftır. Namaz kılması mekruh olan üç vakitte önceden hazırlanmış cenazenin namazı, secde-i tilavet ve secde-i sehiv de caiz değildir. Hazırlanması bu vakitlerde biten cenazenin namazını, bu vakitlerde kılmak caiz olur.

***

Sual: Sabah namazını kılarken, selam vermeden önce güneş doğarsa bu namaz kabul olmaz mı?

Cevap: Sabah namazını kılarken, güneş doğmaya başlarsa, bu namaz sahih olmaz. İkindiyi kılarken güneş batarsa, bu namaz sahih olur. Bir kimse, akşam namazını kıldıktan sonra, tayyare, uçakla batıya gidince, güneşi görse, güneş batınca akşamı tekrar kılar.

***

Sual: İslâmiyetin başlangıcında namaz için ezan okumak emredilince, ezanı ilk okuyan kim idi?

Cevap: Medine’de ilk ezan okuyan, Bilâl-i Habeşî hazretleridir. Mekke’de ise, Habîb bin Abdurrahman hazretleridir. Cuma namazındaki birinci ezan, hazret-i Osmanın sünnetidir. Önceleri, bu da cami içinde okunurdu.

***

Sual: Namaz kılarken erkeklerin pantolon paçalarını, kadınların eteklerini çekmelerinin, mahzuru olur mu?

Cevap: Rüku ve secdeye inerken etekleri, pantolon paçalarını kaldırmak, çekmek mekruhtur.

« Önce
Sonra »

Hiç yorum yok

Sorularınız Dinimiz İslam hocaları tarafından cevaplandırılacaktır. Lütfen suallerinizi: dinimizislam2@gmail.com mail adresine gönderiniz.
Teşekkürler.
Hakiki Dinimiz site yönetimi