Son Yazılarımız

Saçı, sakalı ağaran kimse

Önizleme
Saçı, sakalı ağaran kimse


Sual: Müslüman olarak yaşayıp saçı, sakalı ağaran herhangi bir kimse, ahirette azap görmez mi?

Cevap: Bu konuda İmâm-ı Gazâlî hazretleri buyuruyor ki:

“Bu zamanda, perde arkasından bir münadi nida eder ki, bu getirdiğiniz ruh kimdir? Cebrâîl aleyhisselam filan oğlu filandır, der. Allahü teâlânın huzur-i ilahiyyesinde durduğu vakit, bazı azarlamak ile Hak teâlâ onu utandırır. Hatta o kul, zanneder ki, hakikaten helak oldu. Sonra, Cenabı Hak onu affeder.

Nitekim Kâdî Yahyâ bin Eksem hazretlerinden rivayet olundu. Vefatından sonra rüyada görülüp de sual olundu ki, Hak teâlâ sana ne muamele eyledi. Yahyâ bin Eksem hazretleri;

“Allahü teâlâ beni manevi huzurunda durdurdu. (Ey Şeyh-i Sû yani fena, kötü ihtiyar! Sen şunu ve bunu işlemedin mi?) buyurdu. Allahü teâlânın yaptıklarımı bildiğini anladığım zaman, beni korku kapladı ve ya Rabbi, böyle sual soracağını bana dünyada bildirmediler, dedim. (Sana nasıl bildirildi) buyurdu. Ben de, bana Mu'ammer, İmâm-ı Zührîden, o da Urveden, o da Âişe-i Sıddîka radıyallahü anhadan, O da hazret-i Peygamberden, O da hazret-i Cibrilden, O da Zât-ı teâlâdan haber verdiler. Raûf ve rahîm olan Allahü teâlâ; (Ben azimüşşan, İslamda ağaran saç ve sakala azap etmekten haya ederim) buyurdu; dedim. O zaman Allahü teâlâ buyurdu ki: (Sen ve Mu'ammer ve İmâm-ı Zührî ve Urve ve Âişe ve Muhammed aleyhisselâm ve Cibrîl sadıksınız. Ben de seni mağfiret ettim.)”

***

Sual: Kim olursa olsun herkes yaptığı, işlediği günahların, hataların karşılığını, ahirette muhakkak görecek midir?

Cevap: Hangi fırkadan olursa olsun, nefsine uyan ve kalbi bozuk olan Cehenneme gidecektir. Her mümin, nefsini tezkiye için, yani yaratılışındaki küfrü ve günahları temizlemek için, her zaman çokça Lâ ilâhe illallah ve kalbini tasfiye, yani nefisten, şeytandan, kötü arkadaşlardan ve zararlı bozuk kitaplardan gelmiş olan küfürden ve günahlardan kurtulmak için, istiğfar okumalıdır. Yani, Estağfirullah okumalıdır. İstiğfar duası: “Estağfirullah el-azîm ellezî lâ ilâhe illâ hüv elhayyel kayyûme ve etûbü ileyh”dir. Manası; “Günahlarımı affet ey büyük Allahım! Herşeyi yoktan var eden ve her an varlıkta durduran, yalnız Sensin! Sen hep varsın!”dır. İslamiyete uyanın duaları muhakkak kabul olur.

***

Sual: Başkalarının kötülüklerini araştıran, kendi kusurlarını görmeyen, Veliye inanmaz mı? Evliya ve Peygamberlerin hürmeti için dua etmek caiz midir?

Cevap: Kendi kusurlarını araştırıp düzeltmeğe çalışan kimse, başkalarının ayıplarını görmeğe vakit bulamaz. Hep, kendinden daha iyi olan Müslümanları görür. Yani her gördüğü Müslümanı kendinden daha iyi bulur. Velî olduğunu söyleyen kimsenin doğru söylediğine inanır. Başkalarının kötülüklerini araştıran, kendi kusurlarını görmeyen ise, Veliye inanmaz.

İmâm-ı Birgivî “rahmetullahi aleyh” dua ederken, (Ey yardımcıların en iyisi! Ey ümitsizlerin sığınağı! Yâ Erhamerrâhimîn! Ey günahları örten merhameti bol Allahım! Habibin, sevgili Peygamberin hürmeti için ve bütün Peygamberlerin ve Meleklerin ve Peygamberinin Eshâbının ve Tabiinin hürmetleri için, günahı çok olan bizlere acı! Suçlarımızı af eyle!) derdi. Allahü teâlâya, Peygamberi “sallallahü teâlâ aleyhi ve sellem” ve Onun Eshâbı “radıyallahü teâlâ anhüm ecma’în” ve Tabiinin hürmeti için dua etmek, duanın kabul olması için bunları vesile etmek câizdir, meşrudur. Onların şefaatini istemek olup, Ehl-i sünnet alimleri “rahime-hümullahü teâlâ” câiz olduğunu bildirmiştir. Mutezile, buna inanmadı. Vesile ederek yapılan dua, o Velinin kerameti olarak kabul olur. Bu da, öldükten sonra da, kerametin bulunduğunu göstermektedir. Bid’at ehli olan sapıklar, buna inanmıyor. (Kıyâmet ve Âhiret s. 323)


Hiç yorum yok

Sorularınız Dinimiz İslam hocaları tarafından cevaplandırılacaktır. Lütfen suallerinizi: dinimizislam2@gmail.com mail adresine gönderiniz.
Teşekkürler.
Hakiki Dinimiz site yönetimi